GÜNDELİK HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GÜNDELİK HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2021 Cumartesi

Memleket Rüyaları

    Rüya alemi çok garip değil mi sizce de.Bilinçaltımızın yansıması olduğu söyleniyor ama bazen öyle rüyalar-   kabuslar görüyoruz ki yok artık bu da ne demiyor musunuz?
    Ben garip bir şekilde ara ara kendimi babamın köyünde görüyorum,çocukken yaz aylarında gittiğimiz bir kaç gün kaldığımız o köyde bahçede akrabalarımın içinde buluyorum kendimi.Sebebini gerçekten anlamıyorum doğma büyüme İstanbul'luyum 36 yaşındayım en son 2013 belki 2015de gittim memlekte ama yok rüyalarıma giriyor.Dün gece de ilk defa anneanemlerin evinde gördüm kendimi bir kutlama için hazırlanıyoruz mahalledeki başka bir evde ne olduğunu bilmiyorum ama sonra anneannem geliyor onu görmeliyim diye oradan çıkıp sokak boyunca yürüyorum nenemi görüyorum gidip yüzünü gözlerini öpüyorum.Bizde yaşlı kadınlar el öptürmezler her iki elleriyle yanaklarımızdan tutar gözlerimizden öperler biz de onların avuç içlerini öperiz.Nenem Urfa'lıydı dudağının altında çenesinin tam üstüde yeşil dövmesi vardı ilk evliliğinde eşini kaybedince 2 çocuğuyla dedemle evlendiriliyor.Dedemin de 4. son eşi bir eşinin çocuğu olmamış diğerleri de vefat etmiş rabbim yollarını kesiştirmiş işte bizlerin de dünyaya gelmemize vesile olmuşlar her neyse her evde bir hikaye işte.
    Anneannemi kaybedeli belki 20 seneyi aşmıştır.Neden kendimi bu defa orada gördüm,onu gördüm bilmiyorum ama rahmet istedi hayır istedi diye düşüncelere dalıyorum belki de köklerimi unutuyorum diye hatırlatıyor kendilerini ,çocukluğumu orada geçen zamanları düşünüyorum.Kurak topraklı memleketimi sevmesem de sanırım şimdilerde çocukken o bahçedeki koşuşturmalarımızı özlüyorum.

Toprağınız bol olsun,yeriniz nurlarla dolu olsun...

18 Mayıs 2021 Salı

Ahhh Ankara



Bundan sadece 7-8 ay önceydi "Gel Ankara'ya taşınalım" demişti bana , bir de İstanbul'daki evinin anahtarını vermişti ama ben o günden sonra bir daha kendisiyle görüşmemiştim.
Yıllardır süren kanserleşmiş ilişkimizi 6 ayda bir tekrarlanan hasret dolu barışmaların en sonuncusu olacağına karar vermiştim günler öncesinden ama ona söylememiştim.Bıkmıştım sürekli anlatmaktan ondan dinlemekten bitmeyen bu saçma ilişkiden.Bir tek bunun son olduğunu ona söylememiştim.
Sımsıkı sarılırken ya bu son sarılmamızsa demiştim de saçmalama dedikten sonra daha bir sıkı sarılmıştı,içime akan gözyaşlarımı duymamıştı.Kendince çok büyük bir adım atmıştı, taşın yanıma demişti onun için gerçekten büyük bir adımdı ama benim için son noktaydı bu.Haberi bile olmadı yollarımızın ayrıldığından bir not bıraktım sadece.En son "ben seni istiyorum ne olur" demişti de numarasını tamemen engellemiştim.

Şimdi öğrendim ki Ankara'ya taşınmış.Koca bir volkan patladı sanki yüreğimde,usul usul bir kaç damla döküldü gözlerimden.

Olmayacak bilirsiniz ama bir umut minik ufacık küçücük zerre kadar dahi olsa bir umut vardır ya içinizde kendinize bile itiraf edemediğiniz.İşte o az önce tamamen söndü.Ayrı ama aynı şehirdeydik.Biliyordum bir gün bir yerde çıkacaktı karşıma.Olmadı.



19 Nisan 2021 Pazartesi

Yorgunluk Hastalık Endişe


    Merhaba dostlar,diyet serüvenimle ilgili yazmayı bıraktım çünkü aralık ayında geçirdiğim operasyondan sonra rahatsızlığım nüksetti .Harekette bile zorlanırken sporu bir süre bırakmak zorunda kaldım.Diyete devam ediyorum ama etkili bir spor yapamıyorum.Kullandığım antibiyotikler yüzünden oruç tutarken bile zorlanıyorum ki bugün tutamadım.En son 87kgmı gördüm elhamdülillah hiç yoktan iyidir.Bununla beraber şirket olarak ikinci bir virüs dalgası yedik mart ayında 7 kişi eksiktik şimdi ise 5 kişi eksiğiz.Bitmiyor bitmiyor Rabbim nasıl bir sınava tabi tuttu tüm dünyayı , nasıl bir kendinize gelin uyarısı yaptı aklım almıyor.Buna da elhamdülillah Rabbim beterinden korusun.

Bir haftalık sosyal medya detoxuna girdim,programları kaldırdım telefonumdam,bilgisayarda da açmıyorum.Bakalım dayanabilecek miyim.Sinan Canan bir videosunda telefonların zararlı olmadığını zararın o telefonu elinizden bırakamama noktasında başladığını söylemişti çok haklı,bir çoğumuz için bir çeşit bağımlılık.Amacım bu döngüyü kırabilmek.Umarım başarırım.

Son olarak bir kaç gündür aralıklı oruça kafayı takmış durumdayım bunun için Jımmy Moore ve Jason Fung Oruçla Gelen Sağlık kitabını az önce Amazondan satın aldım yarın elime ulaşacak bakalım başarabilecek miyim.Diyet sürecindeki sürekli yemek yemek düşüncesinden kurtulabilecek miyim.Kitaba hemen yarın başlamayı hedefliyorum,sizlerle de paylaşacağım.Peki sizler bu beslenme şeklini tecrübe ettiniz mi ,eğer evetse benimle de paylaşır mısınız.

Hepinize çok sevgiler.Huzurla kalın.

29 Mart 2021 Pazartesi

Hele Hele...

    Bak sen şu işe ,her gün yazacak olan kız 45 gündür bloğa uğramamış.İşte büyük lokma ye de büyük konuşma diye boşa dememişler.Neyse hayal ettik hedefledik olmadı peki neden olmadı çünkü gayret üzerinde olmadık.Gayret olsaydı sonuç muhakkak olurdu.Acaba neden çoğul konuşuyorum neden tek başıma kabullenmiyorum durumu :)

Neyse ne burada olmamak adına mantıklı hiç bir gerekçem yok , bir tek kardeşim covid oldu 10 gün evde karantinadaydım ki o zaman bile evden çalıştım laptopum sürekli açıktı yanımdaydı ama ben ne yaptım dizi film izledim doğru düzgün kitap bile okumadım.İşte saçma her şey saçma.

Allah sağlık versin diyelim gerisini de daha fazla kurcalamayalım :) 

Fotoğraf da olmak istediğim yerden. 



30 Ocak 2021 Cumartesi

Yapamadı Dersiniz.

Yapamadım evet evet evet YA PA MA DIM.

Aynı inançla dolu içim ama yapamadım, mesela her akşam yazacağım dedim, yazamadım, diyete tam gaz başlıyorum dedim başladım ama olması gerektiği gibi sürdüremedim, içimdekileri söküp atacağım dedim ama sızım sızım sızlayarak kanamalarına engel olamadım. Velhasıl yapacağım demekle olmuyor bu işler bilin istedim.

Olacak şüphesiz zaman ilaç olmayacak ama yok diye kabul ettiğimiz her şeye alışmamızı sağlayacak.

Şubat sonu itibariyle 36.yaşıma gireceğim, akıl baali olduğum dönemlerden beri 30lu yaşlarımı hatta artık 40a doğru giden yaşlarımı hiç böyle hayal etmemiştim. Güzel bir yuvam, çocuklarım mükemmel olmasa da sevdiğim sevildiğim bir eşim güzel bir işim olacaktı. Ailemin beni, kardeşlerimi yetiştirirken yaptığı hiçbir hatayı ben çocuklarıma ve eşime karşı yapmayacaktım. Ama olmadı belki de yaradan hataları tekrar etmeyeyim diye hayallerimin gerçekleşmesine izin vermedi kim bilebilir ki. Belki de asırlardır yapılan yanlışları tekrar etmeyelim diye son halka olarak beni seçti. Hiçbir şey artık tekrar etmeyecek dedi bilmiyorum.

Her neyse kardeşim İnsan İnsan ı açmış dinliyor bana da yazarken iyi geldi. Siz de okurken dinleyin belki size de iyi gelecektir.

Bu cumartesi de ışık hızıyla geçti dostlar, Allah izin verirse belki haftaya da görüşürüz, belki bir sonraki haftada. Sağlıcakla kalın... 

25 Ocak 2021 Pazartesi

Hergün Birkaç Satır.

    Size söylemedim değil mi? Her gün yazmaya karar verdim, Ne olduysa anlatacağım ne kadar saçmalayabilirsem o kadar yazacağım. Bir satır için başlayıp sayfalarca yazacağım ya da bu gece sabahlayacağım diyip tek kelime eklemeden kapatacağım ışığı. Yazmak iyileştirir biliyorum, kimseye anlatamadıklarını yazmak. Oradasınız okuyacağınızı da biliyorum ama yalnızmışım gibi,görünmez olup söylenebilecek tüm sözleri söyleyebilecekmişim gibi.

Unutursun Mihribanım

Okurken belki dinlersiniz diye size Abdurahim Karakoç'un Mihriban'a yazdığı şiiri bırakıyorum.

Mihriban

Ayrılıktan zor belleme ölümü...




24 Ocak 2021 Pazar

Gözlerimde Kaybettiğim Işık.

Gözlerimdeki ışığı arıyorum bir süredir. En son nerede ne zaman görmüştüm hatırlamıyorum. nerede bırakmıştım,neden bırakmıştım ya da elimden alınmasına neden izin vermiştim bilmiyorum.

Çocukluktan gelen sevilme,kabul görme,tercih edilme isteklerinin önüne geçemedim sanırım yaşantım boyunca.Sevilmek adına yaptığım herşey daha sonrasında kilolarca ağırlık olarak omuzlarıma yüklendi.Sonra da koca bir kamburla hayatın ortasında tek başıma kaldım.O ağırlığı arttırmaya devam etseydim belki şu anda tek başıma olmayacaktım da olduğumdan daha mutsuz daha ümitsiz olacaktım.

Ben gözlerimdeki ışığı kendimden vazgeçtiğimde kaybettim,hayatımı başkalarının ağzından çıkacak bir kaç cümleye bağladığımda,hep o duymak istediğim cümle gelsin diye beklerken kaybettim ben başkaları için kendim olmaktan vazgeçtiğimde gözlerimdeki ışığı kaybettim.

Ben artık o yüzü solgun,gözaltları çökmüş,neşesini,yaşama hevesini kaybetmiş,hayattan bir beklentisi olmayan kız olmak istemiyorum.Hergün beni biraz daha yok eden korkularımdan,beklentilerimden,kabul görme arzumdan,ümitle beklediğim ama belki de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek o saçma sapan hayallerimden vazgeçiyorum.

Ne zaman bilmiyorum ama bir gün belki...

22 Ocak 2021 Cuma

Güneşli Bir Gün.

 

    Oldum olası yaz ayını hiç sevemedim. Hani şu hangi mevsim doğarsan o mevsimi daha çok seversin kehaneti gibi bir durum benimki de . Şubat doğumluyum yağmuru, rüzgarı, karı sadece izlemeyi çok severim. Sıcak ,ter ,nem yok yaz gelsin tatile gidelimler  falan benlik değil. Ama güneş hani içimize yaşama sevinci salan, yüzümüzü güldüren , saklandığımız binaların içinden hepimizi dışarı çıkartan güneş. İşte İstanbul öyle güneşli bugün Beyoğlu’ unda üşütmeyen hafif bir rüzgar ama içimizi ısıtan bir güneş var. Ben de tabii ki cuma saatini fırsat bilip kitaplarımı alıp attım kendimi sokağa kahvemi de aldım yanıma miss gibi 40 dakika, sonra doğruca günün telaşını yaşamaya. Senenin üçüncü kitabı @yapıkrediyayınları ndan #eugenıoborgna ilk defa okuyacağım bir yazar kitap da incecik zaten ama arkadaş tavsiyesi okumazsam olmazdı. Haydi o zaman başlayalım #şubizimkırılganlığımız  

Bir de yeni kahvecimizden bahsedeyim size tabelayı ilk gördüğümde Allah Allah bu nasıl kahveci ismi demiştim de sonra bir baktım meğer ADDİS ABABA ETİYOPYA ve AFRİKA BİRLİĞİ’nin başkentiymiş ayrıca kahvenin de anavatanı olarak görülüyormuş. Ben bir latte sever olarak tam anlamıyla alışık olduğum lezzete ulaşamadım ama yine de makul fiyatları ile şans verebileceğiniz kendinize göre kahve hazırlatabileceğiniz güzel bir kahveci yolları açık olsun.


(laf aramızda ben bu yazıyı instagramda yeni açtığım @denkitaplar sayfası için yazmıştım da orada paylaşınca buraya da ekleyeyim dedim,sonuçta içimden geçenler bunlar :)  )

18 Aralık 2020 Cuma

Blogculuk :)



Şimdi bu ne demek diyeceksiniz ki ben hemen anlatayım.Bloger olmak demek birbirine destek olmak demek.

Bende sevgili deeptone da gördüğüm çekilişi paylaşmak istdim.Doğruyu söylemek gerekirse kitabı da merak ediyor fakat almaya cesaret edemiyordum ki bu da bu paylaşımımı yapmaktaki etkenlerden biridir.

Haydi sizde Depresif Patatesin gönderisine bir bakın.

Güzel kitap ;)


Kitap Çekilisi




17 Aralık 2020 Perşembe

Oldu Da Bitti Maşallah.

Can tatlı tabi,aksini söyleyen olur mu bilemedim.Nerden esti derseniz geçen hafta küçük bir operasyon geçirdim ondan söyledim.Küçük dediğim süresi 30-45dk ama acısı ömürlük sanki.Ne demeyin söyleyemem :)

Pandemi döneminde buna cesaret ettiysem siz düşünün yarattığı rahatsızlığı.Fatih'te özel bir hastanede 1 gece yattım.Aylardır dışarı çıkmayan annem mecburen refakatci olarak yanımda kaldı.Kimseyi yanımda istemedim,telefonu kapattım kimse arasın da istemedim işte değişik bir hal.

45dk lık ameliyatı 45 sene anlatacak malzemem var ama  sizi sıkmak istemem :)


Kısaca can tatlı arkadaşlar CAN TATLI....  

2 Aralık 2020 Çarşamba

Yahya Efendi Türbesi...

 




Çok gezen mi çok okuyan mı bilir derler ya bence her ikisini bir arada yapan en çok bilendir :)

Bir kitap okudum kitapta geçen Türbeyi ziyaret ettim bu durumda ne oluyor en çok bilen ben oluyorum :P

Günlerdir o kadar çok yazmak istiyorum ki anlatamam size,istiyorum da ne oluyor sanki oturup da yazıyor muyum sanki :(  Keyfim yok boşlukta gibiyim depresyon desen değil aslında ne olduğu belli değil.Hep elhamdülillah diyen ama hiç tatminde yaşayamayan bir kulum rabbim bu günümüzü aratmasın.

Gelelim konumuza Yahya Efendi Türbesi de nereden çıktı diyebilirsiniz, anlatayım.

Tarık Tufan'ın son kitabı Kaybolanda adı bir kaç defa geçince sürekli gittiğim Beşiktaş'ta hiç farketmediğim bir yer olduğunu anlayıp utanarak kitabı bitirir bitirmez çaldım türbenin kapısını.Bu arada kitabı da yarın anlatacağım.

Ben türbenin kapısını çaldım, Rabbim de beni Yahya Efendinin evinde huzuruna kabul etti.O kadar güzel o kadar ferah o kadar huzur verici bir yer ki daha önce nasıl görmemeşim, ayda en az 4 defa gittiğim Beşiktaş'ta nasıl o yokuşu farkedip girmemişim bilemedim.Gittim gördüm namaz kıldım dua ettim o güzel manzarada İstanbul'u izledim kedileri sevdim. En kısa zamanda tekrar görüşeceğiz diyerek müsade istedim.

Bu arada hiç bu kadar kediyi bir arada bir bahçede görmemiştim hepsi birbirinden sevimli küçüklü büyüklü onlarca kedi.Hiç köpek olmayışı dikkatimi çekti o ayrı.

Eşsiz bir yer muhakkak gidin ve görün.

Yahya Efendiyi anlatmak bana düşmez onun için size kendisinden bahseden wikipedia linki bırakıyorum.

Yahya Efendi Kimdir?







5 Kasım 2020 Perşembe

Anlamlar Anlamsızlıklar




Bu fotoğrafı sanırım 1 ay önce çekmiştim,Otobüse bineceğim yoldaki istimlak duvarında duruyordu,tek başına etrafında aynı türden giç çiçek yoktu ki görüyorsunuz altı beton.
O kadar güzel göründü ki gözüme,dedim ki ait olmadığın yerde durunca böyle göze çarpıyor her canlı.Hemen kendine anlam oluşturma hali doğdu bende.
Sonra da dedim ki kızım sen her gördüğünden bir anlam çıkarmaya çalışırsan kafayı yersin gördün güzel işte unut gitsin bu kadar olsun sende yarattığı anlam.
Ama yaptım mı bu dediğimi , Hayır.




 Bu fotoğrafı da bu sabah işe giderken Şişhane metrosunu hemen önünde çektim.M7 metro hattı açıldığından beri 2 metro ile geliyorum işe ki dört gözle bekliyordum açılmasınıçok mutlu oldum, sabah  ama özellikle de akşamları çok faydasını görüyorum hattın,sadece araç 4 peron geldiğinden çok kalabalık oluyor sıkıntım bu.
Bu sabah farkında olmadan farklı bir asansör kullanmışım ve kendimi olmadık bir yerde buldum,geri dönmek istemediğimden o yolu kullanarak işe gittim ve geç kaldım :)
Olsun bu sayede çok güzel bir gök kuşağı görmüş oldum.
Her şerde vardır bir hayır.
Bunun anlamı da böyle olsun.


Bu arada bloğuma ziyaretleriniz beni çok mutlu ediyor sevgili deeptone sayesinde bir çok kişi ile tanışma fırsatım oldu.Bloğumun saati bile yanlışmış 2 defada düzelttirebildi bana :)))

Hepinize varlığınız için çok teşekkür ederim.
Güzel günlerde güzel haberlerde görüşmek ümidiyle...

26 Eylül 2020 Cumartesi

Bu fotoğrafı bu sabah , annem odamın kapısını açıp günaydınnnn diye sevgi pıtırcıkları gibi benimle iletişim kurmaya çalışırken  var olan enerjimi konuşarak harcamamak adına elimi sallarken çektim.İçimde bir hüzün var aylar sonra beni buraya tekrar getirecek kadar yoğun bir hüzün.Kimseye anlatamadıklarımı kendime yazacak kadar bir hüzün.

Annem daha beni uyandırmamışken babamın bana Sesiiiiil diye seslendiğini duydum, duymamalıydım.

Babam 2018 Kasımda rahmete kavuştu,duymamalıydım.Odama girmezdi hiç.Okula,sınava,işe geç kalacağımı düşündüğü anlarda koridorun başından dış kapının önünden Sesiiil diye seslenir bende kalktım derdim.

Bu yaşıma kadar hiç uykuda kalmadım ki ben hep vaktinden erken uyandım ama vakit gelene kadar hiç yataktan çıkmadım.

İçimde kara bulutlar,İstanbul'un en kasvetli anlarında büründüğü hal gibiyim.Rüzgar bir o yana bir bu yana sallıyor beni, yağmur desen her yanımı ıslatmış.Avare avare geziyorum sanki sokaklarda.

Dün gece çoook uzun zamandır ağlayamadığım kadar ağladım,kapakları açılmış baraj misali döküldü yaşlar gözümden,sabah da babam Sesiiiil diye seslendi de ben de kalktım işte.

Bu günün hikayesi bu,nedenleri nasılları belli ama yazabildilerim bu.




 

16 Ekim 2019 Çarşamba

Amaaan Ne Desem...

Günaydıııın, nasılsınız?
Ben bir garibim kötü desem değilim elhamdülillah iyi desem o da değil,bu günümüze hamd olsun demeli demek ki.
Hayattan istediklerimiz olmadığında sanki her şey kötü gidiyormuş hissi uyanır ya içimizde sanki benimkisi de öyle bir şey,eee iyi tarafından baksana çok şükür kötüye giden bir şey de yok.

Sabahları 6.30da kalkıyorum ya da kalkıyormuş gibi yapıp en geç 6.50de yataktan çıkıyorum,7.20de de evden ,bugün durağa yürürken sağımdaki yaprak yığınının içinden bir ses duymaya başladım hızla artan bir hışırtı kafamı çevirmemle minik bir farenin o yaprak sırasının içinde koştuğunu farkettim ki olduğum yerden 1 metre sola fırladım korkarak.Minicik bir şeysin ama yarattığın korku bir aslan gücünde :( Neyse bu sayede ya artık o yolu kullanmayacağım ya da o duvara o kadar yakın yürümeyeceğim daha karar vermedim.Sonrasında Mecidiyeköy metro istasyonunda yürürken merdivenlerden çıkan bir kadın bir erkek gördüm kadın öndeydi adam arkada birbirlerini tanımıyorlar ve adam döndü kadına 1 dal sigara uzattı kadın ürktü haklı olarak geri çekildi,adam yine uzattı kadın bir adım daha geri gitti hayır dedi adam tekrar uzattı kadın iyice uzaklaştı adamdan ve adam yoluna devam etti.Ya ne kadar garip insanlar var değil mi ve bu dünya da KADIN olmak ne kadar zor.Dengesiz bir adamın sabah sabah anlam veremediğiniz bir tavrı yüzünden irkiliyorsunuz ne gerek var ama işte yeni bir günün size ne getireceğini de tahmin edemiyorsunuz.
Söyleyeceklerim bu kadar.
Evimin balkonundan 6.30 -7.05 arası gün doğumu bırakıyorum size.
İyi seyirler,dostça kalın...




13 Eylül 2019 Cuma

Gördüm,Şükür Ettim...



Özünde dünkü ruh halimde pek bir değişiklik yok hatta belki de daha da kötü,akşam otobüste,yolda bir anda gelen ağlama nöbetleri geçirdim.Şimdi selam verseler ağlayacak kadar doluyum.Gözlerim dolu dolu dolaşıyorum aslında.

Okulların açılmasıyla ve İETT' nin sürekli yaşattığı sefer aksatmaları nedeniyle güzergahımı değiştirip 2 araçla, çalıştığım yere Şişhaneye geliyorum.Aynı saatte çıkıp daha erken işe varmış oluyorum,neden alternatif bu yol derseniz metroya ulaşmak için beklediğim durak çok yoğun oluyor kullanmak istemiyorum.Neyse bir haftadır bu yolda işe geliyorum haliyle de kendimle yalnız kalacak anlar yaratabiliyorum.
Bu sabah 8 de indim metrodan ofise kapamak istemedim kendimi oturup bir iki sayfa kitap okuyayım biraz da tepeden Süleymaniye'yi,denizi gök yüzünü izleyeyim istedim.Öğlenleri gittiğim ama bu saatte kapalı olan Beyoğlu Evlendirme Dairesinin üzerindeki restoranın açık alanına doğru yürümeye başladım,tam ilerlerken genç bir çiftin kuytuda sarılıp oturduğunu gördüm ki hevesim kaçtı ne onları ne kendimi huzursuz etmek istemedim.Tam dönüyordum ki minik yavru bir sokak köpeği çıktı karşıma,şapşal şapşal koşuyor yiyecek arıyordu yüzümdeki,ruhumdaki bütün o depresif haller kayboldu gülümsemeye onu yanıma çağırmaya başladım,simit almıştım belki yer diye çantamı açtım ama o benden kaçmaya başladı korktu fotoğrafta gördüğünüz o kırık,açıkta kalan yerlere doğru koşmaya başladı kafamı bir çevirdim ki bir tane daha yavru var ama o elimdeki poşeti görünce bana doğru gelmeye başladı bende ayrı bir sevinç siz ne yapıyorsunuz burada gel seveyim diye konuşuyorum onlarla. Simiti kopardım verdim ama yok yemedi o da deliğe doğru koşmaya başladı.Bende yanlarına doğru gidiyordum ki bir anda acaba anneleri mi orada diye bir duraksadım,merakta ediyordum iyice yaklaşınca bir baktım ki boylu boyunca bir genç yatıyor o tahtaların altında üstünü bir bezle örtmüş köpek yanına kıvrıldı ama ben o genci görünce içim acıdı nasıl girdi oraya nasıl sığdı,yattı .Toplasanız 2-3 karış yüksekliğinde değildi yattığı alan.Hemen uzaklaştım korktum,uyandırmak istemedim.
Sonra dedim ki ya hu bak hayat kimleri nelerle imtihan ediyor sen neler yapıyorsun kalk bir silkelen kendine gel.Hamdını şükrünü arttır,duada yakarışta ısrarcı ol,ruhunu arındır geçecek hepsi hepsi hepsi geçecek.Başındaki çatıya,karnının tokluğuna,sağlığına,işine,ailene şükret.Dün de demiştim Rabbim bana sağına soluna bak diyor bak etrafında ne güzellikler var bak senin hayatını yaşamak isteyen milyonlarca insan var.
Bu farkındalığa varmak tabi ki ruh halimi hemen değiştirmiyor ama çokca şüküre,minnete sebep oluyor.
Kalbim kırık ama biliyorum ki hayat güzel...

Bu yazıyı yazarken bana eşlik eden bir şarkı bıraktım fotoğrafın üzerine tıklarsanız okurken siz de aynı şarkıyla bana eşlik edebilirsiniz...


12 Eylül 2019 Perşembe

Bir Boşluk Hali...

Neden,niçin,nasıl döngüleri içinde kıvranıyorum.Dilimde hep aynı kelamlar "hasbinallah ve nimel vekil" , "la ilahe illallahu melikul hakkul mubin" içim sıkılıyor,ruhum daralıyor,kimseyle konuşmak görüşmek istemiyorum.
Günlerim iyi ki varsınlarla geçiyor ama ben şöyle yürekten kimseye söyleyemiyorum bu cümleyi,hep eksik hep yarım gibiyim.Hatta neden varlardı neden oldular diye dertleniyorum.
Günlerdir kafamı kaldırıp bakmadığım yerlerdeki güzellikleri keşfediyorum ya rabbim diyorum bana etrafına mı bak demek istiyorsun eğer öyleyse binlerce hamd binlerce şükür sana.
Ama ama ama  ile lekeleyecek hamdlarım olamaz,olmamalı sen içimdeki sıkıntıları gider,bana benden yakın olan sen ferahlığa çıkar şu aciz kulunu...

5 Eylül 2019 Perşembe

Kafa Dağıtmaca.

Bugün o kadar yoğun başladı ki az nefes almak adına boş kalınca yazmak istedim.Aslında içimde kopan fırtınaları anlatmak isterdim ya da rüyamı ama şimdi değil inşallah onun da zamanı gelecek.

Şimdi size fotoğrafı anlatacağım.

Öncelikle kitaptan bahsetmek istiyorum,yeni başladım benim için yeni bir yazar ilk defa okuyorum.Can yayınlarının 7 tl kampanyasından almıştım kitabı,yazar hakkında o kadar çok güzel yorum okumuştum ki o ara almadan edemedim.Başka kitapları da vardı ama ısınır mıyız birbirimize bilemediğimden diğerlerini almadım.başlayalı neredeyse bir hafta olacak ve ben daha ilk öyküyü bitiremedim bu tamamen benden kaynaklanıyor ya da hayır kapaktan kaynaklanıyor.Hayatımda bu kadar itici bir kapak görmedim.Kitaptan utanıyor gibiyim sevmedim alamıyorum elime,metroda otobüste ofiste okuyan biriyim ama yok bunu çantamdan çıkartamıyorum.Can yayınları nasıl böyle bir kapak hazırlatmış aklım almıyor.Ama karalıyım okuyup bitireceğim.Kitap ödüllü bu arada,gözardı edilmemesi gereken önemli bir konu.Bitirince inşallah onun hakkında da yazarım :S

Diğer obje termosum .Aylarca araştırarak gezerek arayarak tchibo dan 134,9tl ye aldığım  Contigo marka termosum. Kahve içmeyi çok seviyorum,gönül ister ki gidip sıcak sıcak değişik aromalarda kahve dükkanlarından alalım ama o kadar pahalı ki en güzeli evde yapıp götürmek.Kahve Dünyası'ndan Guatemala kahvesi alıyorum yumuşak içimli,aroması güzel çalıştığım yere 5 dk yürüme mesafesinde PERA şubeleri var 2 aydır gidiyorum french press için uygun şekilde 250 gr öğüttürüp alıyorum 29 tl gibi bir rakama denk geliyor. İnternet'ten de sipariş verebilirsiniz ama 4lr gibi bir fark oluyor.Paradan ziyade gidip taze taze çektirmek bence çok daha güzel.Konumuza dönelim çünkü dertliyim,termosum daha 3 ay olmadan soyulmaya başladı.Alırken özellikle bulaşık makinesinde yıkanabilir olsun istedim.İnternet sitesinde uygun olduğu yazıyor,mağazada da sıkıntı olmayacağını söylediler bende aldım,çok severek kullanıyorum.Sadece 2 defa bulaşık makinesine attım ve soyulmaya başladı.Özellikle çizilmesin diye makinede yakınına hiçbir şey koymadım ama sonuç bu.En kısa zamanda mağazaya gidip değişim ya da iade isteyeceğim :(

Gelelim oyuncaklarıma;
Süpermenim 3 senedir benimle nereye gitsem yanımda,masamda benim için özel bir anlamı var,onunla konuşuyorum,elime alıp seviyorum, bakışıyorum. O özel olmazsa olmaz.
Diğer tatlı scooterlı kız ise Burger Kingin çocuk menüsünden verilen bir oyuncak.O da bana ayrıca pozitif enerji veriyor.Kızın gözlerinden mi,gülüşünden mi,özgür görüntüsünden mi bilmiyorum ama seviyorum.Arada ona da bakıp mutlu oluyorum :)

Hemen önlerinde ise Sardala Koyu'ndan kurban bayramında bulduğum deniz kabuğum.Çok güzel bir koy ama suyu buz gibiydi dizlerime kadar girmeye dayanabildim.Bir daha ki yaza tekrar denerim belki şansımı :)

Konuyu bağlayacak bir yerim yok.Kafamda kurduklarımı yazmasam da yazdım rahatladım.Yemeğe de dışarıya çıkar kitap okursam değmeyin bugün keyfime :)

27 Ağustos 2019 Salı

Sabır!


Bakmayın sonunda ünlem olduğuna bir yakarış değil derdim, sadece bekleyiş, özlem.

Ne zor bu sabır denilen davranış ne zor bu hal. Ömrüm hep bir bekleyişle geçti bir bekle sabret dur bekle sabret tavrıyla sürdü. Şimdilerde de öyle. Çok kolay görünüyor değil mi hiçbir şey yapmadan beklemek ,bir şeylerin olması için zamanın hızlıca akmasını düşlemek. Değil işte değil geçmiyor zaman, her şeye akan o zaman beklediğiniz şey için bir türlü akmıyor, bir türlü o an o olay oluşmuyor ama bitmiyor da sadece beklemen sabır etmen gerekiyor. Beklemediğini hayatı akışına bıraktığını söylüyorsun ama değil işte özlemle hasretle kıvrana kıvrana bekliyorsun. İstiyorsun dua ediyorsun içten içe haykırıyorsun.

Bekle bakalım, sabret.
Yeri,göğü,taşı,toprağı,havayı,insanı,duyguyu,sevgiyi,nefreti yaradan Rabbimin vardır bildiği.


Peygamber efendimiz ne demiş,
“Allah sabredenlerle beraberdir.”

15 Ağustos 2019 Perşembe

Biraz oradan,biraz buradan...


Yazamıyorum,cümle bile kuramıyorum.
Zaten sabahları yanında bir şey yemeyeceksem sadece çay içmeyi de sevmiyorum ama çaycı getirince kırılmasın diye getirme de diyemiyorum sevmesemde bu cümleleri yazarken soğumaya yüz tutmuş büyük bir bardak çay içiyorum.
Tatil bitti,iş başı yaptık.İstanbul boş,yollar bomboş Mecidiyeköy sabah trafiği sıfır.Bayram için şehir dışına çıkanlar dönmese keşke diyorum sonra annemin memlekette olduğunu hatırlıyorum söylediğimden utanıyorum.Sevdiklerimiz dönsün ama herkes dönmesin sonuçta herkesi sevmiyorum :P
Zor bir gece geçirdim korku,kabuslar,uykusuzluk gece nasıl bitti bilmiyorum.
bunların tek sebebinin kafama taktıklarım olduğunu da biliyorum aslında.Tek neden yaptıklarım ve yapamadıklarım.
Neyse şuraya bir tatil fotoğrafı bırakayım da sanki depresif depresif ortada dolaşmıyormuşum gibi olsun.