22 Mayıs 2021 Cumartesi
Memleket Rüyaları
18 Mayıs 2021 Salı
Ahhh Ankara
Bundan sadece 7-8 ay önceydi "Gel Ankara'ya taşınalım" demişti bana , bir de İstanbul'daki evinin anahtarını vermişti ama ben o günden sonra bir daha kendisiyle görüşmemiştim.
19 Nisan 2021 Pazartesi
Yorgunluk Hastalık Endişe
Bir haftalık sosyal medya detoxuna girdim,programları kaldırdım telefonumdam,bilgisayarda da açmıyorum.Bakalım dayanabilecek miyim.Sinan Canan bir videosunda telefonların zararlı olmadığını zararın o telefonu elinizden bırakamama noktasında başladığını söylemişti çok haklı,bir çoğumuz için bir çeşit bağımlılık.Amacım bu döngüyü kırabilmek.Umarım başarırım.
Son olarak bir kaç gündür aralıklı oruça kafayı takmış durumdayım bunun için Jımmy Moore ve Jason Fung Oruçla Gelen Sağlık kitabını az önce Amazondan satın aldım yarın elime ulaşacak bakalım başarabilecek miyim.Diyet sürecindeki sürekli yemek yemek düşüncesinden kurtulabilecek miyim.Kitaba hemen yarın başlamayı hedefliyorum,sizlerle de paylaşacağım.Peki sizler bu beslenme şeklini tecrübe ettiniz mi ,eğer evetse benimle de paylaşır mısınız.
Hepinize çok sevgiler.Huzurla kalın.
29 Mart 2021 Pazartesi
Hele Hele...
Neyse ne burada olmamak adına mantıklı hiç bir gerekçem yok , bir tek kardeşim covid oldu 10 gün evde karantinadaydım ki o zaman bile evden çalıştım laptopum sürekli açıktı yanımdaydı ama ben ne yaptım dizi film izledim doğru düzgün kitap bile okumadım.İşte saçma her şey saçma.
Allah sağlık versin diyelim gerisini de daha fazla kurcalamayalım :)
Fotoğraf da olmak istediğim yerden.30 Ocak 2021 Cumartesi
Yapamadı Dersiniz.
Aynı inançla dolu içim ama yapamadım, mesela her akşam yazacağım dedim, yazamadım, diyete tam gaz başlıyorum dedim başladım ama olması gerektiği gibi sürdüremedim, içimdekileri söküp atacağım dedim ama sızım sızım sızlayarak kanamalarına engel olamadım. Velhasıl yapacağım demekle olmuyor bu işler bilin istedim.
Olacak şüphesiz zaman ilaç olmayacak ama yok diye kabul ettiğimiz her şeye alışmamızı sağlayacak.
Şubat sonu itibariyle 36.yaşıma gireceğim, akıl baali olduğum dönemlerden beri 30lu yaşlarımı hatta artık 40a doğru giden yaşlarımı hiç böyle hayal etmemiştim. Güzel bir yuvam, çocuklarım mükemmel olmasa da sevdiğim sevildiğim bir eşim güzel bir işim olacaktı. Ailemin beni, kardeşlerimi yetiştirirken yaptığı hiçbir hatayı ben çocuklarıma ve eşime karşı yapmayacaktım. Ama olmadı belki de yaradan hataları tekrar etmeyeyim diye hayallerimin gerçekleşmesine izin vermedi kim bilebilir ki. Belki de asırlardır yapılan yanlışları tekrar etmeyelim diye son halka olarak beni seçti. Hiçbir şey artık tekrar etmeyecek dedi bilmiyorum.
Her neyse kardeşim İnsan İnsan ı açmış dinliyor bana da yazarken iyi geldi. Siz de okurken dinleyin belki size de iyi gelecektir.
Bu cumartesi de ışık hızıyla geçti dostlar, Allah izin verirse belki haftaya da görüşürüz, belki bir sonraki haftada. Sağlıcakla kalın...
25 Ocak 2021 Pazartesi
Hergün Birkaç Satır.
Size söylemedim değil mi? Her gün yazmaya karar verdim, Ne olduysa anlatacağım ne kadar saçmalayabilirsem o kadar yazacağım. Bir satır için başlayıp sayfalarca yazacağım ya da bu gece sabahlayacağım diyip tek kelime eklemeden kapatacağım ışığı. Yazmak iyileştirir biliyorum, kimseye anlatamadıklarını yazmak. Oradasınız okuyacağınızı da biliyorum ama yalnızmışım gibi,görünmez olup söylenebilecek tüm sözleri söyleyebilecekmişim gibi.
Okurken belki dinlersiniz diye size Abdurahim Karakoç'un Mihriban'a yazdığı şiiri bırakıyorum.
Ayrılıktan zor belleme ölümü...
24 Ocak 2021 Pazar
Gözlerimde Kaybettiğim Işık.
Çocukluktan gelen sevilme,kabul görme,tercih edilme isteklerinin önüne geçemedim sanırım yaşantım boyunca.Sevilmek adına yaptığım herşey daha sonrasında kilolarca ağırlık olarak omuzlarıma yüklendi.Sonra da koca bir kamburla hayatın ortasında tek başıma kaldım.O ağırlığı arttırmaya devam etseydim belki şu anda tek başıma olmayacaktım da olduğumdan daha mutsuz daha ümitsiz olacaktım.
Ben gözlerimdeki ışığı kendimden vazgeçtiğimde kaybettim,hayatımı başkalarının ağzından çıkacak bir kaç cümleye bağladığımda,hep o duymak istediğim cümle gelsin diye beklerken kaybettim ben başkaları için kendim olmaktan vazgeçtiğimde gözlerimdeki ışığı kaybettim.
Ben artık o yüzü solgun,gözaltları çökmüş,neşesini,yaşama hevesini kaybetmiş,hayattan bir beklentisi olmayan kız olmak istemiyorum.Hergün beni biraz daha yok eden korkularımdan,beklentilerimden,kabul görme arzumdan,ümitle beklediğim ama belki de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek o saçma sapan hayallerimden vazgeçiyorum.
Ne zaman bilmiyorum ama bir gün belki...
22 Ocak 2021 Cuma
Güneşli Bir Gün.
Oldum olası yaz ayını hiç sevemedim. Hani şu hangi mevsim
doğarsan o mevsimi daha çok seversin kehaneti gibi bir durum benimki de . Şubat
doğumluyum yağmuru, rüzgarı, karı sadece izlemeyi çok severim. Sıcak ,ter ,nem
yok yaz gelsin tatile gidelimler falan benlik
değil. Ama güneş hani içimize yaşama sevinci salan, yüzümüzü güldüren ,
saklandığımız binaların içinden hepimizi dışarı çıkartan güneş. İşte İstanbul
öyle güneşli bugün Beyoğlu’ unda üşütmeyen hafif bir rüzgar ama içimizi ısıtan
bir güneş var. Ben de tabii ki cuma saatini fırsat bilip kitaplarımı alıp attım
kendimi sokağa kahvemi de aldım yanıma miss gibi 40 dakika, sonra doğruca günün
telaşını yaşamaya. Senenin üçüncü kitabı @yapıkrediyayınları ndan
#eugenıoborgna ilk defa okuyacağım bir yazar kitap da incecik zaten ama arkadaş
tavsiyesi okumazsam olmazdı. Haydi o zaman başlayalım #şubizimkırılganlığımız
Bir de yeni kahvecimizden bahsedeyim size tabelayı ilk
gördüğümde Allah Allah bu nasıl kahveci ismi demiştim de sonra bir baktım meğer
ADDİS ABABA ETİYOPYA ve AFRİKA BİRLİĞİ’nin başkentiymiş ayrıca kahvenin de anavatanı
olarak görülüyormuş. Ben bir latte sever olarak tam anlamıyla alışık olduğum lezzete
ulaşamadım ama yine de makul fiyatları ile şans verebileceğiniz kendinize göre
kahve hazırlatabileceğiniz güzel bir kahveci yolları açık olsun.
(laf aramızda ben bu yazıyı instagramda yeni açtığım @denkitaplar sayfası için yazmıştım da orada paylaşınca buraya da ekleyeyim dedim,sonuçta içimden geçenler bunlar :) )
18 Aralık 2020 Cuma
Blogculuk :)
Bende sevgili deeptone da gördüğüm çekilişi paylaşmak istdim.Doğruyu söylemek gerekirse kitabı da merak ediyor fakat almaya cesaret edemiyordum ki bu da bu paylaşımımı yapmaktaki etkenlerden biridir.
Haydi sizde Depresif Patatesin gönderisine bir bakın.
Güzel kitap ;)
17 Aralık 2020 Perşembe
Oldu Da Bitti Maşallah.
Pandemi döneminde buna cesaret ettiysem siz düşünün yarattığı rahatsızlığı.Fatih'te özel bir hastanede 1 gece yattım.Aylardır dışarı çıkmayan annem mecburen refakatci olarak yanımda kaldı.Kimseyi yanımda istemedim,telefonu kapattım kimse arasın da istemedim işte değişik bir hal.
45dk lık ameliyatı 45 sene anlatacak malzemem var ama sizi sıkmak istemem :)
Kısaca can tatlı arkadaşlar CAN TATLI....
2 Aralık 2020 Çarşamba
Yahya Efendi Türbesi...
Bir kitap okudum kitapta geçen Türbeyi ziyaret ettim bu durumda ne oluyor en çok bilen ben oluyorum :P
Günlerdir o kadar çok yazmak istiyorum ki anlatamam size,istiyorum da ne oluyor sanki oturup da yazıyor muyum sanki :( Keyfim yok boşlukta gibiyim depresyon desen değil aslında ne olduğu belli değil.Hep elhamdülillah diyen ama hiç tatminde yaşayamayan bir kulum rabbim bu günümüzü aratmasın.
Gelelim konumuza Yahya Efendi Türbesi de nereden çıktı diyebilirsiniz, anlatayım.
Tarık Tufan'ın son kitabı Kaybolanda adı bir kaç defa geçince sürekli gittiğim Beşiktaş'ta hiç farketmediğim bir yer olduğunu anlayıp utanarak kitabı bitirir bitirmez çaldım türbenin kapısını.Bu arada kitabı da yarın anlatacağım.
Ben türbenin kapısını çaldım, Rabbim de beni Yahya Efendinin evinde huzuruna kabul etti.O kadar güzel o kadar ferah o kadar huzur verici bir yer ki daha önce nasıl görmemeşim, ayda en az 4 defa gittiğim Beşiktaş'ta nasıl o yokuşu farkedip girmemişim bilemedim.Gittim gördüm namaz kıldım dua ettim o güzel manzarada İstanbul'u izledim kedileri sevdim. En kısa zamanda tekrar görüşeceğiz diyerek müsade istedim.
Bu arada hiç bu kadar kediyi bir arada bir bahçede görmemiştim hepsi birbirinden sevimli küçüklü büyüklü onlarca kedi.Hiç köpek olmayışı dikkatimi çekti o ayrı.
Eşsiz bir yer muhakkak gidin ve görün.
Yahya Efendiyi anlatmak bana düşmez onun için size kendisinden bahseden wikipedia linki bırakıyorum.
5 Kasım 2020 Perşembe
Anlamlar Anlamsızlıklar
Bu fotoğrafı da bu sabah işe giderken Şişhane metrosunu hemen önünde çektim.M7 metro hattı açıldığından beri 2 metro ile geliyorum işe ki dört gözle bekliyordum açılmasınıçok mutlu oldum, sabah ama özellikle de akşamları çok faydasını görüyorum hattın,sadece araç 4 peron geldiğinden çok kalabalık oluyor sıkıntım bu.
26 Eylül 2020 Cumartesi
Bu fotoğrafı bu sabah , annem odamın kapısını açıp günaydınnnn diye sevgi pıtırcıkları gibi benimle iletişim kurmaya çalışırken var olan enerjimi konuşarak harcamamak adına elimi sallarken çektim.İçimde bir hüzün var aylar sonra beni buraya tekrar getirecek kadar yoğun bir hüzün.Kimseye anlatamadıklarımı kendime yazacak kadar bir hüzün.
Annem daha beni uyandırmamışken babamın bana Sesiiiiil diye seslendiğini duydum, duymamalıydım.
Babam 2018 Kasımda rahmete kavuştu,duymamalıydım.Odama girmezdi hiç.Okula,sınava,işe geç kalacağımı düşündüğü anlarda koridorun başından dış kapının önünden Sesiiil diye seslenir bende kalktım derdim.
Bu yaşıma kadar hiç uykuda kalmadım ki ben hep vaktinden erken uyandım ama vakit gelene kadar hiç yataktan çıkmadım.
İçimde kara bulutlar,İstanbul'un en kasvetli anlarında büründüğü hal gibiyim.Rüzgar bir o yana bir bu yana sallıyor beni, yağmur desen her yanımı ıslatmış.Avare avare geziyorum sanki sokaklarda.
Dün gece çoook uzun zamandır ağlayamadığım kadar ağladım,kapakları açılmış baraj misali döküldü yaşlar gözümden,sabah da babam Sesiiiil diye seslendi de ben de kalktım işte.
Bu günün hikayesi bu,nedenleri nasılları belli ama yazabildilerim bu.
16 Ekim 2019 Çarşamba
Amaaan Ne Desem...
Ben bir garibim kötü desem değilim elhamdülillah iyi desem o da değil,bu günümüze hamd olsun demeli demek ki.
Hayattan istediklerimiz olmadığında sanki her şey kötü gidiyormuş hissi uyanır ya içimizde sanki benimkisi de öyle bir şey,eee iyi tarafından baksana çok şükür kötüye giden bir şey de yok.
Sabahları 6.30da kalkıyorum ya da kalkıyormuş gibi yapıp en geç 6.50de yataktan çıkıyorum,7.20de de evden ,bugün durağa yürürken sağımdaki yaprak yığınının içinden bir ses duymaya başladım hızla artan bir hışırtı kafamı çevirmemle minik bir farenin o yaprak sırasının içinde koştuğunu farkettim ki olduğum yerden 1 metre sola fırladım korkarak.Minicik bir şeysin ama yarattığın korku bir aslan gücünde :( Neyse bu sayede ya artık o yolu kullanmayacağım ya da o duvara o kadar yakın yürümeyeceğim daha karar vermedim.Sonrasında Mecidiyeköy metro istasyonunda yürürken merdivenlerden çıkan bir kadın bir erkek gördüm kadın öndeydi adam arkada birbirlerini tanımıyorlar ve adam döndü kadına 1 dal sigara uzattı kadın ürktü haklı olarak geri çekildi,adam yine uzattı kadın bir adım daha geri gitti hayır dedi adam tekrar uzattı kadın iyice uzaklaştı adamdan ve adam yoluna devam etti.Ya ne kadar garip insanlar var değil mi ve bu dünya da KADIN olmak ne kadar zor.Dengesiz bir adamın sabah sabah anlam veremediğiniz bir tavrı yüzünden irkiliyorsunuz ne gerek var ama işte yeni bir günün size ne getireceğini de tahmin edemiyorsunuz.
Söyleyeceklerim bu kadar.
Evimin balkonundan 6.30 -7.05 arası gün doğumu bırakıyorum size.
İyi seyirler,dostça kalın...
13 Eylül 2019 Cuma
Gördüm,Şükür Ettim...
Özünde dünkü ruh halimde pek bir değişiklik yok hatta belki de daha da kötü,akşam otobüste,yolda bir anda gelen ağlama nöbetleri geçirdim.Şimdi selam verseler ağlayacak kadar doluyum.Gözlerim dolu dolu dolaşıyorum aslında.
Okulların açılmasıyla ve İETT' nin sürekli yaşattığı sefer aksatmaları nedeniyle güzergahımı değiştirip 2 araçla, çalıştığım yere Şişhaneye geliyorum.Aynı saatte çıkıp daha erken işe varmış oluyorum,neden alternatif bu yol derseniz metroya ulaşmak için beklediğim durak çok yoğun oluyor kullanmak istemiyorum.Neyse bir haftadır bu yolda işe geliyorum haliyle de kendimle yalnız kalacak anlar yaratabiliyorum.
Bu sabah 8 de indim metrodan ofise kapamak istemedim kendimi oturup bir iki sayfa kitap okuyayım biraz da tepeden Süleymaniye'yi,denizi gök yüzünü izleyeyim istedim.Öğlenleri gittiğim ama bu saatte kapalı olan Beyoğlu Evlendirme Dairesinin üzerindeki restoranın açık alanına doğru yürümeye başladım,tam ilerlerken genç bir çiftin kuytuda sarılıp oturduğunu gördüm ki hevesim kaçtı ne onları ne kendimi huzursuz etmek istemedim.Tam dönüyordum ki minik yavru bir sokak köpeği çıktı karşıma,şapşal şapşal koşuyor yiyecek arıyordu yüzümdeki,ruhumdaki bütün o depresif haller kayboldu gülümsemeye onu yanıma çağırmaya başladım,simit almıştım belki yer diye çantamı açtım ama o benden kaçmaya başladı korktu fotoğrafta gördüğünüz o kırık,açıkta kalan yerlere doğru koşmaya başladı kafamı bir çevirdim ki bir tane daha yavru var ama o elimdeki poşeti görünce bana doğru gelmeye başladı bende ayrı bir sevinç siz ne yapıyorsunuz burada gel seveyim diye konuşuyorum onlarla. Simiti kopardım verdim ama yok yemedi o da deliğe doğru koşmaya başladı.Bende yanlarına doğru gidiyordum ki bir anda acaba anneleri mi orada diye bir duraksadım,merakta ediyordum iyice yaklaşınca bir baktım ki boylu boyunca bir genç yatıyor o tahtaların altında üstünü bir bezle örtmüş köpek yanına kıvrıldı ama ben o genci görünce içim acıdı nasıl girdi oraya nasıl sığdı,yattı .Toplasanız 2-3 karış yüksekliğinde değildi yattığı alan.Hemen uzaklaştım korktum,uyandırmak istemedim.
Sonra dedim ki ya hu bak hayat kimleri nelerle imtihan ediyor sen neler yapıyorsun kalk bir silkelen kendine gel.Hamdını şükrünü arttır,duada yakarışta ısrarcı ol,ruhunu arındır geçecek hepsi hepsi hepsi geçecek.Başındaki çatıya,karnının tokluğuna,sağlığına,işine,ailene şükret.Dün de demiştim Rabbim bana sağına soluna bak diyor bak etrafında ne güzellikler var bak senin hayatını yaşamak isteyen milyonlarca insan var.
Bu farkındalığa varmak tabi ki ruh halimi hemen değiştirmiyor ama çokca şüküre,minnete sebep oluyor.
Kalbim kırık ama biliyorum ki hayat güzel...
Bu yazıyı yazarken bana eşlik eden bir şarkı bıraktım fotoğrafın üzerine tıklarsanız okurken siz de aynı şarkıyla bana eşlik edebilirsiniz...
12 Eylül 2019 Perşembe
Bir Boşluk Hali...
Günlerim iyi ki varsınlarla geçiyor ama ben şöyle yürekten kimseye söyleyemiyorum bu cümleyi,hep eksik hep yarım gibiyim.Hatta neden varlardı neden oldular diye dertleniyorum.
Günlerdir kafamı kaldırıp bakmadığım yerlerdeki güzellikleri keşfediyorum ya rabbim diyorum bana etrafına mı bak demek istiyorsun eğer öyleyse binlerce hamd binlerce şükür sana.
Ama ama ama ile lekeleyecek hamdlarım olamaz,olmamalı sen içimdeki sıkıntıları gider,bana benden yakın olan sen ferahlığa çıkar şu aciz kulunu...
5 Eylül 2019 Perşembe
Kafa Dağıtmaca.
Şimdi size fotoğrafı anlatacağım.
Öncelikle kitaptan bahsetmek istiyorum,yeni başladım benim için yeni bir yazar ilk defa okuyorum.Can yayınlarının 7 tl kampanyasından almıştım kitabı,yazar hakkında o kadar çok güzel yorum okumuştum ki o ara almadan edemedim.Başka kitapları da vardı ama ısınır mıyız birbirimize bilemediğimden diğerlerini almadım.başlayalı neredeyse bir hafta olacak ve ben daha ilk öyküyü bitiremedim bu tamamen benden kaynaklanıyor ya da hayır kapaktan kaynaklanıyor.Hayatımda bu kadar itici bir kapak görmedim.Kitaptan utanıyor gibiyim sevmedim alamıyorum elime,metroda otobüste ofiste okuyan biriyim ama yok bunu çantamdan çıkartamıyorum.Can yayınları nasıl böyle bir kapak hazırlatmış aklım almıyor.Ama karalıyım okuyup bitireceğim.Kitap ödüllü bu arada,gözardı edilmemesi gereken önemli bir konu.Bitirince inşallah onun hakkında da yazarım :S
Diğer obje termosum .Aylarca araştırarak gezerek arayarak tchibo dan 134,9tl ye aldığım Contigo marka termosum. Kahve içmeyi çok seviyorum,gönül ister ki gidip sıcak sıcak değişik aromalarda kahve dükkanlarından alalım ama o kadar pahalı ki en güzeli evde yapıp götürmek.Kahve Dünyası'ndan Guatemala kahvesi alıyorum yumuşak içimli,aroması güzel çalıştığım yere 5 dk yürüme mesafesinde PERA şubeleri var 2 aydır gidiyorum french press için uygun şekilde 250 gr öğüttürüp alıyorum 29 tl gibi bir rakama denk geliyor. İnternet'ten de sipariş verebilirsiniz ama 4lr gibi bir fark oluyor.Paradan ziyade gidip taze taze çektirmek bence çok daha güzel.Konumuza dönelim çünkü dertliyim,termosum daha 3 ay olmadan soyulmaya başladı.Alırken özellikle bulaşık makinesinde yıkanabilir olsun istedim.İnternet sitesinde uygun olduğu yazıyor,mağazada da sıkıntı olmayacağını söylediler bende aldım,çok severek kullanıyorum.Sadece 2 defa bulaşık makinesine attım ve soyulmaya başladı.Özellikle çizilmesin diye makinede yakınına hiçbir şey koymadım ama sonuç bu.En kısa zamanda mağazaya gidip değişim ya da iade isteyeceğim :(
Gelelim oyuncaklarıma;
Süpermenim 3 senedir benimle nereye gitsem yanımda,masamda benim için özel bir anlamı var,onunla konuşuyorum,elime alıp seviyorum, bakışıyorum. O özel olmazsa olmaz.
Diğer tatlı scooterlı kız ise Burger Kingin çocuk menüsünden verilen bir oyuncak.O da bana ayrıca pozitif enerji veriyor.Kızın gözlerinden mi,gülüşünden mi,özgür görüntüsünden mi bilmiyorum ama seviyorum.Arada ona da bakıp mutlu oluyorum :)
Hemen önlerinde ise Sardala Koyu'ndan kurban bayramında bulduğum deniz kabuğum.Çok güzel bir koy ama suyu buz gibiydi dizlerime kadar girmeye dayanabildim.Bir daha ki yaza tekrar denerim belki şansımı :)
Konuyu bağlayacak bir yerim yok.Kafamda kurduklarımı yazmasam da yazdım rahatladım.Yemeğe de dışarıya çıkar kitap okursam değmeyin bugün keyfime :)
















